mail
facebook
instagram
twitter

Bilinçli Farkındalıklı Beslenme

Paylaş

Teknolojinin ilerlemesi, yaşam koşullarının kolaylaşması, her alanda ulaşılabilirliğin artması sağlıklı olan her şeye kolaylıkla ulaşabiliriz algısı yaratıyor fakat gözden kaçırdığımız bir nokta daha var. Kişiler seçenekleri arttığında, çok fazla uyarana maruz kaldıklarında en kolay olanı seçme eğilimindedirler. Karar vermek oldukça enerji harcar ve beynimiz istemsiz bir şekilde enerji tasarrufu yapmak için kolay ve kısa yolları seçer. Daha önceki bilgilerimize dayanarak çabucak karar vermeye çalışır. Buradan bakacak olursak, günlük koşturmanın içerisinde kendimizi yemek siparişi verirken, acıktığımızda cips/kuruyemiş atıştırırken buluyor olmamızın nedeni açık gibi duruyor. Düşünmeden, hissetmeden hatta bazen acıktığımızı bile fark etmeden yemek saati geldi diye yemek yeriz, arkadaşlarımız yemek sipariş etti diye biz de aç değilsek bile yemek yeriz.

Scthacter, dış uyaranlara göre yemek yemeyi ilginç ve keyifli bir deneyle bizlere gösteriyor. İki deney yapılıyor ve iki deneyde de iki grup yer alıyor (yeme davranışında bozulma olan ve olmayan grup). Katılımcılara deneyde oldukları söylenmeden bir konferans düzeni hazırlanıyor ve denekler konferansa katılmak için salonda yer alıyorlar. Salonunun dışına bir açık büfe kuruluyor ve istedikleri zaman oradan yemek yiyebilecekleri söyleniyor. Büfenin olduğu salona manipüle edilmiş bir saat yerleştiriliyor. Saat, normal saatlere göre daha yavaş çalışıyor fakat katılımcılar bunu bilmiyor. Araştırmada hangi grubun saate göre (dış uyarana göre), hangi grubun kendi açlık sinyallerine göre yemek yediği anlaşılmaya çalışılıyor. Sizce hangi grup saate (dış uyarana) göre yemek yemiştir?

Araştırmanın sonucunda, yeme davranışında bozulmalar olan gruptaki kişilerin salonda yer alan manipüle edilmiş saate göre yemek yediği görülmüş. Yani saat yavaş çalıştığı halde kişiler yemek yemek için acıkmalarını değil yemek saatlerinin gelmesini beklemiş. Yeme davranışında bozulmalar olmayan kişilerin ise saatten bağımsız bir şekilde acıktıklarında(yani herhangi bir saatte ve sıklıkta) yemek yedikleri görülmüş.

Yeme davranışını çok daha iyi anlamak için ikinci bir deney yapılmış ve bu deneyde kişiler yine salona alınmış ve yemekleri önlerine konulmuş. İstedikleri zaman yemeklerini yiyebilecekleri söylenmiş. Peki, burada hangi grup daha önce yemeğini yer?

Deney sonucuna göre yeme davranışında bozulma olanlar yemeklerini yeme davranışında bozulma olmayan kişilerden çok daha önce yemiş. Scthacter, bunun nedenini yeme davranışı bozulmuş kişilerin kendi beden sinyallerine göre değil de dış uyarıcılara göre yemek yemesi olarak açıklıyor. Kilo problemi olan katılımcılar yemek önlerine geldiğinde veya yemek saati gibi bir dış uyaran olduğunda yemek yemeyi tercih ederken, yeme davranışı bozulmamış kişilerin acıktıklarında yemek yemeyi tercih ettikleri görülüyor (Deney örneği Erol Coşkuner’in Farklı Bir Zayıflama Yolu adlı kitabından alınmıştır.).

Sonuç olarak, beslenme düzenimiz içerisinde bilinçli bir yeme tarzı edinmediğimizde içsel güdülerimiz yerine dış uyarıcılara bağlı kalarak bir beslenme düzeni oluşturmuş oluyoruz. Bunun sonucunda da kişiler kendilerini kısıtlama, yeme davranışında bozulma, beden memnuniyetsizliği ve kısır diyet döngüleri sorunu yaşayabilirler.

Mindfulness beslenme, kişinin yemek yerken şu anın farkında olması, fiziksel ve duygusal duyumlar da dâhil olmak üzere duyulara yakından dikkat vermesidir. Mindfulness beslenme için yiyeceklerin tadını, kokusunu anlamaya/ hissetmeye çalışmak, onların nereden geldiklerini, yapılarının nasıl olduğunu hissetmek ve yavaş yavaş ağzımızdaki dağılışını hissediyor olmak gibi küçük egzersizler iyi bir başlangıç olabilir. Unutmayın! Davranışlar ne kadar sık tekrarlanırsa o kadar çabuk alışkanlık haline dönüşürler.

Dr. Susan Albers mindfulness besleme tabağı ile mindfulness beslenmeye dair ipuçları sunmaktadır. Öncelikle kişinin bedeninden gelen sinyallere kulak vermesi gerektiğini söyler. Bedeninden yemek yemesine dair açık sinyaller geliyor mu? Midesi gurulduyor mu, karnı aç mı, tok mu, enerjisi düştü mü gibi sorulardan nasıl cevaplar geliyor? Yemek yemeye karar verdiğinde kişi anda kalmalı ve ne yediğini fark edebilmek için ortamdaki dikkat dağıtıcı unsurları mümkün olduğunca eliyor olmalı; ekransız ve kendine özel olarak hazırladığı ortamda yemek gibi. Yemek yerken de anda olup yemeğin tadını, kokusunu, yarattığı hisleri fark ediyor olmak önemlidir. Ayrıca kişi bunları yaparken kendine bilinçli farkındalıkla ve şefkatle yaklaşıp kendini yargılamamalıdır. Örneğin; bu kötü bir his, böyle düşünmemeliyim, neden bu kalorili yiyeceğin tadını beğendim, neden bu kadar kalori aldım gibi katı yaklaşımlar yerine yiyeceklerin sadece bir yiyecek olduğunu fark ederek kendini şefkatle kucaklamalı ve yemeğinin tadını çıkarmalıdır.

 

Klinik Psikolog Büşra Öztürk

Paylaş
Yorum Yok

Yorum Bırak

Yorum
Ad
E-posta
Website